13 Ekim 2007 Cumartesi

Deniz Gezmiş




Sen benim sarhoşluğumsun
Ne ayıldım ne ayılabilirim
Ne ayılmak isterim
Başım ağır dizlerim parçalanmış
Üstüm başım çamur içinde
Yanıp sönen ışığına
Düşe kalka giderim.

Devleti ve devletin bağımsızlığını, anayasanın üstünlüğünü savunan bir insanın anayasayı ihlal etmek istediği gerekçesiyle idam edilmesi ne acı.bir ulusa ve ulusun geleceğine vuracağı en büyük darbe o ulusa kendi tam bağımsızlığını kazandırmaya çalışan kahramanları el üstünde tutmaktansa sömürge ve dış baskılar altında olduğunun ispatı muamelelerini yapmasıdır.

12 Ekim 2007 Cuma

Nazım Hikmet Ran


bir avuç toprak, bir sancı hasret, ve buruşmaya yüz tutmuş bir çehre.
önce vatan haini ilan edilip sonra ülkenin en büyük şairlerinden ilan edilen yani sürekli "ilan" edilmeye mahkum edilen "halk kahramanı bir devlet düşmanı".
ülkesinden çıkmaya zorlanan bir insanın mezarı şu an vasiyetinde belirttiği üzre defalarca devlet tarafından getirilmeye çalışılıyor.
hem vatana hasret bırakılan hemde hasretle anılan üstat.
"hasretle" anıyoruz...
by nalan&ali

11 Ekim 2007 Perşembe

Belkıs Özener - Sevemedim Karagözlüm


Türk Sineması’nın gizli sesi, 300’ü aşkın filmde Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Fatma Girik ve Filiz Akın gibi pek çok sinema yıldızının seslendirmesini yapan ve aynı zamanda filmlerdeki şarkıları seslendiren Belkıs Özener’in, bugüne kadar arşivlerde kalmış şarkılarından oluşturulan “Yeşilçam Şarkıları / Sahibinin Sesinden” albümü Kalan Müzik tarafından yayınlandı. Yirmibeş şarkılık bu seçkiye kaynaklık eden kayıtların çoğu, filmlerde kullanılan ana bantlara ulaşılarak oluşturuldu. 60’lı ve 70’li yılların kültleşmiş Türk Filmlerinin en çarpıcı sahnelerinde yer alan bu şarkılar, dinleyicileri Türk Sineması’nın naif yıllarına doğru sihirli bir yolculuğa çıkarıyor. Bu albüm aynı zamanda Kalan Müzik’in yeni albüm serisi “Yeşilçam Şarkıları”nın ilk çalışması.



7 Ekim 2007 Pazar

yeni türkü - başka türlü bir şey

6 Ekim 2007 Cumartesi

başsız kalan cümleler

kırık bir kalbin kehaneti çingene falcıya ne kadar para versende yine aynı çıkıyordu, izleri elimde olan. kırık kalpten sular sızıyordu taa ciğerlerine kadar ve soğuk bütün iantçılığını sana ispat ediyordu. uzaklarda bir çare arıyordu insan, yüzünü hiç görmediği bir silüetten deva ararken terk edilişinin şakasını seni gökten yere düşmüşçesine acımasızca söylüyordu.
yorgun düşmüş bir kalbin istediği neyse onu istemekteydi gönlüm, sen çıkageldin.
şimdi yas tutmuş gözlerim bakmaya yelteniyor sana fakat yakınlığın bir mezar gibi.
çingene falcı elindekileri bir bir döküyor sana, ben birer birer sana yakın oluyorum mezarlıkta.
deniz okşuyor tutarsız sözlerimi, güneş doğarken damla derya'sına kavuşuyor.

4 Ekim 2007 Perşembe

Kazım Koyuncu


Kuzeyin şair ceketli çocuğu.
sesi taa buralara kadar gelen karadenizin kaderi misali; bir taraflarında hep hüzün var, kemençenin kaç teli dayanır ki artık her evde en az bir kişinin kansere yakalanmasına. bu kader değil...
o bizden ayrıldı ve onun ayrılışını hatırladıkça daha sıkı sarılmalı ellerimiz kardeşçe, sevgiyle, kenetlenmeli.
ince belli bardakta "bu sular temiz" dercesine çay içenlerin elbet o sular burunlarından gelir.


mikail aslan - elqajiyé




Hanım'a

2 Ekim 2007 Salı

Yılmaz Güney (Çirkin Kral)


onu tanımayan yok bu şehirlerde, bu zındanlarda.

bazen bir duvarı yıkacak kadar güçlü sözleri vardı, bazen bir serçe kadar güçsüz bırakılmaya zorlanıyordu.

çirkin kral deniliyordu ona; yüreğindeki çirkinlikleri herkes hatırlasın diye bazıları bunu yüzüne yansıttılar Güney'in.

fakat onlarda bilir; onu tanımayan yok bu şehirlerde ve herkes bu yüze aşıktır, bu yüze benzeme hasretiyle yanar durur.

doğunun herhangi coğrafyasında atan hiçbir yürek, elinde silah polat alemdar'cılık oynamaz veya sırtına pardesüyü geçirip deli yürek olmaz, belki herkes kral olmaz, olamaz ama herkes burda çirkindir.

yaptığı herşey, çektiği bütün eziyetler insanlığın daha adil ve huzurlu bir yaşam sürmesi içindi.

"Keşke herkes kendi işini yapsa bizde kendi işimizi yapsak" deyişi yaptığı şeye olan inancını ve dönemin bozuk düzenini anlatır gibidir.

nasılda güzeldi bir insanın bir insanı sevmesi ve dünyanın öbür ucunda bir insanın gözyaşlarının yürekleri dağlaması...

severek, sevilerek, sevinerek üzülerek ve vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın ve daha söylenecek bir çok sözlerle anıyoruz çirkin kral'ı

onu ülkesinden kaçmaya zorlayan düzen şimdi birçok insan tarafından birazda olsa onun sayesinde anılıyor, unutulmasın.

== aldığı ödüller ==
1.adana altın koza film şenliği, 1969
en iyi erkek oyuncu ...... seyyit han

2.adana altın koza film şenliği, 1970

en iyi film ......umut

en iyi senaryo ......umut

en iyi erkek oyuncu ......umut

en iyi erkek oyuncu ......umut

en iyi senaryo ......umut

en iyi film ......umut

3.adana altın koza film şenliği, 1971

en iyi 2. film ......acı

en iyi erkek oyuncu ......acı

en iyi senaryo ......ağıt

en iyi yönetmen ......ağıt

en iyi film ......ağıt

4.antalya film şenliği, 1967

en iyi erkek oyuncu ......hudutların kanunu

7.antalya film şenliği, 1970

en iyi erkek oyuncu ......bir çirkin adam

12.antalya film şenliği, 1975

en iyi senaryo ......endişe

en iyi 2. film ......arkadaş

berlin film festivali, 1979

en iyi senaryo ......düşman


cannes film festivali, 1983

en iyi senaryo.....yol

fipresci ödülü ......yol

hristiyan birliği özel mansiyonu...... yol

en iyi film ......yol

fransız eleştirmenleri ödülü, 1983
en iyi yabancı film ......yol

grenoble film şenliği, 1971

seçiciler kurulu özel ödülü ......umut)

göksel - bir ihtimal

geride bırakılan sayfaların ileride okunması umudunu taşıyanlara

1 Ekim 2007 Pazartesi

bravo

2 kere 2 kaç eder diye sorulduğunda "alırken mi, satarken mi" diye cevap verebilen ticaret kafaları hat safhada olan siirtli kardeşlerimiz için kocaman bir alkış istiyorum.